Tv Spikeri ve Moderatörü Sibel TOPALOĞLU ile özel bir röportaj yaptık.


Merhaba Sibel hanım bize biraz kendiniz anlatabilir misini? 


Tarih öğretmeni, İK’cı ve moderatör. Lakin bunlar çalışarak elde ettiğimiz unvanlar. Her şeyden önce anne misyonum var. Çünkü bir kadın öğrenirse çocuklarına da öğretir. Sağlıklı ve vicdanlı, hayatta dik durmayı, paylaşmayı bilen bireyler yetiştirir. Toplumun iyi olması en küçük parçası olan bireyden başlar. Yüreğimizdeki sevgi ile çevremizi iyileştiririz. İnsanı ve doğayı severiz. Dünyayı güzelleştiririz. Sevgi, saygı ve değerlerimize sahip çıkmak benim hayattaki misyonum.

Tv sektöründe biraz bahsedebilir misiniz?

Medya sektörünün vazgeçilmez bir parçası olan tv alanı öngörülmesi güç bir sektördür. Tarafsız olmak, dürüst ve gerçek habercilik yapmak günümüzde tv sektörünün maalesef zorlukları içinde sayılabiliyor. Oysa bunların mevzu dahi edilmemesi gerekiyor. Ama şartlar ne olursa olsun işimize odaklanmak bizi diğerlerinden farklı kılar. TV sektörü sadece yayın alanında değil, kendi içinde de zorlukları olan bir alan. Yayın hazırlıkları çok heyecanlı. Özellikle canlı yayınlar. Hayatın her alanında olduğu gibi burada da insan ile iletişiminiz çok fazla.  Çalıştığınız kuruma ve kanala göre elbette değişiklik gösterebilir. Burada aslolan her işte olduğu gibi mesai arkadaşlarınız. Şu an Ekotürk ailesi içinde iyi ve uyumlu bir ekibimiz var. Keyifli çalışıyoruz. Ama her sektörde olduğu gibi bu alanda da zemin kaygan. Dolayısı ile birey olarak insan ilişkilerimizi yönetebilmek çok önemli. Diyalog alanı belki de insanın ömür boyu öğrenci olduğu bir alan. Daima kontrollü, sakin ve nazik olmak, barış dilini kullanmak çok önemli. Egolarımızdan sıyrılmayı başardığımızda ilişkilerimizin kontrolü artık bizim elimizde oluyor. O zaman ortaya çıkan işte sektör ne olursa olsun daha iyi olabiliyor.

Dijital medya Tv sektörünü nasıl etkiledi?

Dijital Medya her kuşaktan insanın ilgisini çekiyor. Televizyon ise kitle iletişim araçları arasında hala etkili. Elbette izleyicinin yaşı, ilgi alanları, sosyal, kültürel ve ekonomik olarak içinde bulunduğu durum bu tercihleri etkiliyor. Sonuçta çeşitlilik ve seçim hakkı mühim. Dijital medya bu anlamda seçenekleri çoğaltıyor. Ve gözlemlediğim kadarı ile genç nesil dijital platformları takip ediyor.

Okuduğunuz ve beğendiğiniz yazar ve şairler kimler?

İhsan Oktay Anar ‘Puslu Kıtalar Atlası’, İlber Ortaylı ‘Bir Ömür Nasıl Yaşanır?’, ‘Beklenen’ Kathleen Mcgowan, Dostoyevski ‘Öteki’, Canan Tan ‘Yüreğim Seni Çok Sevdi’, Dan Brown’un ‘Başlangıç ve Da Vinci Şifresi’ bende etki bırakan eserlerdir. Türk klasiği Reşat Nuri Güntekin çocukluğumda okuyup hala etkisinde olduğum ‘Harabelerin Çiçeği’, Jules Verne bilim-kurgu romanları ortaokul yıllarımın vazgeçilmezi idi. Kişisel gelişim kitaplarınıda severim. Orhan Veli, eğitimimde vurgulama çalışmalarımın mimarı olması açısından bende ayrı bir yere sahiptir.

Kütüphanenizde hangi tür kitaplar var?

Tarih, bilim kurgu, kişisel gelişim.

Peki okumak sizin için ne ifade ediyor?

Okumak her zaman yeni dünyaların kapısını aralamaktır. Bir şeyler öğrenmek, yenilenmek, tazelenmek ve kat çıkmaktır. Ufkunuz yükselir, bakış açınız genişler. Özetle okumak her şeydir.  

 Var mı? Başka Projeleriniz?

Benim aklımda ve not defterimde sürekli yeni fikirler bulunur. Ama ne kadar toplum yararına ve nasıl en verimli kullanılır fikirlerimiz eyleme geçmeden bilinmez. 

Dijital medya mı? Yoksa Televizyon mu? Hangisi sizin dikkatinizi çekiyor?


İnsan hiçbir şeyin cahili olmamalı. İkiside kadrajımda, gelişime uyum sağlamak durumundayız.

Genç tv moderatör adaylarına bir öneriniz var mı? 

Gençler hayata geniş bir çerçeveden bakıyor, çağı yakalıyor. Önerim yapmak istedikleri ile alakalı tecrübeleri mutlaka araştırıp öğrenmeleri, meslekleri ve hayatları ile ilgilikararlar alırken deneyim sahibi insanları araştırıp okumaları ve tanımaları yönünde olur.