Yönetmen, oyuncu ve müzisyen Kemal BAŞAR ile çok özel bir röportaj yaptık.


*Şubat ayı konuğumuz yönetmen, oyuncu, müzisyen Kemal Başar. Ne mutlu bize ki bu denli çok yönlü bir insanla söyleşiyor olacağız. Önce hoş geldiniz diyorum Sevgili Kemal Bey. Sevinçle ve merakla sorularıma geçiyorum izninizle. Varlık gösterdiğiniz her bir mecra birbiriyle dirsek temasında gibi görünüyorsa da her biri kendi başına tam zamanlı emek, konsantrasyon ve zaman gerektiriyor. Bir yandan kendi şarkılarınızın da olduğu geniş bir repertuarı içeren konserleriniz; bir yandan yönettiğiniz tiyatro oyunları, bir yandan oyunculuk. Bunu nasıl başarıyorsunuz?  

En pahalı şey olan zamanı iyi ve doğru kullanarak. Bunları tek başıma yapmıyorum. Mükemmel bir asistana ve hem müzikte, hem tiyatroda uyumlu, yetenekli, birbirine sahip çıkan bir ekibe sahibim. Hepsini en üst düzeyde yapmaya çalışıyoruz. Başarı varsa, işte bu ekibin başarısı. Tek başına kimse hiçbir şeyi başaramaz.

 

*Size dair çok net gördüğümüz aile kavramının hayatınızda ortak varlık alanlarıyla ve sevgiyle var oluşu. Eşiniz Lale Başar oyuncu ve babanızın ismini taşıyan oğlunuz Savaş Alp Başar da oyuncu ve müzikle ilgileniyor. Babanız Savaş Başar’ı da anmak isteriz bu vesile ile. Tiyatro ve sinema oyuncusu, yönetmen olmasının yanı sıra seslendirme sanatçısıydı. Siyah beyaz televizyon zamanlarında 70’lerde Komiser Colombo karakterini sesiyle sevdirmiştir Türk halkına. Babanızla ilgili bizimle paylaşmayı seçeceğiniz bir anınız var mıdır? 

Babam çok büyük aktörlüğünün yanı sıra sıcak, eğlenceli, alçakgönüllü bir adamdı. Çok sevilirdi. Oturduğu masanın, girdiği mekanın, içinde olduğu toplantının karizması ve neşesiyle kesinlikle yıldızı olurdu. Ne yazık ki 21 yaşında onu kaybettim. Mesleki bir anım olamadı. Çok toleranslı bir babaydı. 18-19 yaşlarındayken hala çok yakın arkadaşım olan Tayfun Dinçer’le arabayı göle düşürmüştük mesela. Korkarak haber verdiğimde üzüldüğün şeye bak deyip çekici mekici halletmiş, oradan bizi rakıya götürmüştü. Baba oğuldan ziyade iki arkadaş gibiydik. O öldüğünde hem babamı hem en iyi dostumu kaybetmiştim. Çok zordu.

*Sizin de oğlunuz için rol model olduğunuzu görüyoruz. Birlikte müzik alanındaki paylaşımlarınızı ilgiyle ve hayranlıkla takip ediyoruz. Başarılı bir oyuncu olarak yetişiyor aynı zamanda. Çok genç yaşında aldığı ödülü var. (Köksüz adlı sinema filmindeki rolüyle 20. Adana Altın Koza Film Şenliği’nde Umut Veren Erkek Oyuncu, Nürnberg ve Siyad ödülleri) Bu bağlamda, öğrenci de yetiştiren bir sanatçı olarak; sanatın tiyatro, oyunculuk, müzik gibi alanlarında yetenekli olan ve yolu bilmeyen genç insanlara olmazsa olmaz üç tavsiye verecek olsanız ne söylemek isterdiniz?

Her baba, oğlu için rol modeldir. Savaş 26 yaşına girdi, artık beni takip edecek hali yok. Hem oyunculukta, hem müzikte oldukça yetenekli ve ne yaptığını bilen bir genç adam, çoğu kez o beni yönlendiriyor desem? Onun fikrine çok güvenirim. Tavsiye vermeyi sevmem, ama izlediğim yolu söyleyebilirim. Dedikodu, kıskançlık yerine en az bir mesleği dünya çapında yapabilmeye odaklanmalı insan, hayat kısa, hedefe ulaşmak çok zor. Madem hayat kısa, zaman en pahalı şey, onu abuk sabuk şeylerle, of pofla, çekişmeyle harcamamalı. Neşeden de ayrılmamak gerekir. Pozitif insanların çevresi hep insanlarla doludur, negatif insanlardansa kaçılır.


*Kemal Bey, bu yoğun temponuz içinde Tolstoy’un Bisikleti okurlarına zaman ayırdığınız, sorularımızı yanıtladığınız için çok teşekkür ediyoruz. Son olarak değinmeden geçemeyeceğimiz; yeni başlayacak TRT dizisi Hacı Bayram-ı Veli Aşkın Yolculuğu’nda Şeyh Murat rolüyle sevenlerinizle ekranlarda buluştunuz. Aynı zamanda dijital platformda yayınlanan ünlü dizi Leyla ile Mecnun’un kadrosundasınız. Bu rollere dair bir kaç cümle kurmak ister misiniz okuyucularımıza?

Hacı Bayram-ı Veli Aşkın Yolculuğu’nda ana karakterlerden biri olan Şeyh Murad rolündeyim. İlk kez tarihi bir karakteri oynuyorum, ciddi bir araştırma ile giriştim işe, çekimleri geçen yazdı. Çok dostane, sıcak bir setti, oldukça memnun ayrıldım. Leyla ile Mecnun’da ise boş yok, işini bu kadar bilen insanlarla çalışmak büyük keyif. Leyla’nın iyi niyetli babasını oynuyorum. Acayip yazılıyor, yönetiliyor, sette çok eğleniyoruz.

* Sizin için de bir çeşit aşkın yolculuğu gibi sanatla müzikle tiyatroyla dopdolu bir hayat. Yolculuğunuza tanıklığımızdan biz çok mutluyuz. İyi ki varsınız. Çok uzun yıllar yolda olmanız dileğimizle. Tekrar teşekkürlerimizle…

Ben de size başarılar dilerim. Teşekkür ederim.